24 Ekim 2010 Pazar

Don Quixote'ye kim Alonso Quixano olduğunu söyledi?

Küçükken Don Quixote'yi, nam-ı Türkçe Don Kişot'u, okumayanımız yoktur. Hani şu aklını Şövalyelikle bozmuş meczup Alonso'nun yel değirmenleriyle savaştığı hikayesi.


Don Quixote, benim de her daim favorilerimden olmuştur, hem edebi eser olarak hem de karakterin ta kendisi olarak. Benim için Don Quixote, naif yürekli, ince düşünceli bir beyefendinin gri hayata karşı rengarenk hayalleriyle karşı koyma mücadelesidir.

Kimseye bir zararı dokunmadıktan sonra gerçeğe ayan beyan aymanın çok da bir faydası olduğunu kim iddia edebilir ki? Bırakalım 50'sine merdiven dayamış yaşlı mezcup Alonso Quixano, La Mancha'lı cesur şovalye Don Quixote olsun. Kendi gibi yaşlı sütçü beygiri asil Rosinante, cahil bir köylü olan Sancho Panza Don Quixote'nin uşağı, hiçbir şeyden haberi olmayan köylü kızı Aldonza Lorenzo da bırakalım Toboso'lu asil ve güzeller güzeli Dulcinea olsun. Kime ne zararı var sanki?

Şebnem Ferah'ın Değirmenler şarkısında da söylediği gibi:

"Belki de en güzeli böyle" hakikaten..

Hiç yorum yok:

*Secimler hep vardi.Her sey kaderde yazili olsa da -maktub-, oraya sen secimini yaptiktan sonra yazildi. Ve simdi sira sende, sadece soyle bana: YaZi mi yoksa TuRa mi?